
Genital siğil; cinsel yolla bulaşan virüs enfeksiyonlarının lezyonlarıdır. HPV virusünün genital bölgeye bulaşımından sonra ortaya çıkar. HPV virüsü varlığında oluşan lezyonlardır. Vajina, iç ve dış dudaklar, anal bölge hatta kasıklarda da siğil lezyonu HPV bulaşımı sonrası izlenir.
Genital siğil; ağrısız kabarcıklı lezyonlar şeklinde çıkar. Ancak erken dönem ilk çıkan lezyonlar düz yapıda da olabileceği için tam net tanı konulamayabilir. Genital bölgenin her alanında simetrik ya da asimetrik, büyük ya da küçük boyutta olabilmektedir. Ağrısız ve acısızdır. Ancak lokasyonu ve boyutu kıyafet basısı ya da cinsel aktivite de travma sebebi oluyorsa acılı olabilir.
Genital siğil çoğu kez korunmasız cinsel aktivite sırasında bulaşır. En sık olarak human papilloma virüs 6 ve 11 tiplerinin bulaşması sonucu olur. Kondom- prezervatif kullanılması bulaşımı engeller.
Sigara kullanımı, bağışıklık düşmesi, vücut sistemine stres oluşturan durumlarda daha çok olmak üzere HPV virüs bulaşımı sonrası lezyonlar çıkar. Genital siğil için cinsel aktivite varlığı gereklidir. Ancak bazı nadir durumlarda bakirelerde de cinsel temas var ise cilt çatlaklarından bulaşıp genital siğil çıkabilmektedir.
Genital siğil belirtileri;
Bazı kadınlarda bağışıklık düştüğü dönem siğil miktarı ve boyutu artar. Diğer bilinen virüs enfeksiyonlarının aksine çıkan siğil, bağışık yanıt düzeldiğinde küçülmez ya da ortadan kaybolmaz. Siğil aynı şekilde kalmaya devam eder. Genital siğilin cerrahi ya da yakarak bölgeden temizlenmesi gerekir.
Genital bölgede bağışıklık sistemi bozulduğunda hücre içine yerleşen virüsler lezyonlar oluşturabilir. Uzun süre yeni genital siğil lezyonları çıkmadan yaşanabileceği gibi, birden fazla sayıda ve hızlı büyüyen lezyonlar çıkabilir. Siğiller asimetriktir. Vajina içi, dış dudak, iç dudak, anal bölge, vajina ile anüs arasında terleşimler gösterir. Bu durum virüs çoğalmasına bağlıdır. Yani bağışık sistemin daha az çalıştığı; gebelik, ek hastalıklar ve stres gibi faktörler varlığında hızlı büyüyen siğiller söz konusudur. Bu tip durumlarda bağışık sistemi güçlü tutacak destek tedavileri verilmelidir.
Genital siğil belli bir bölgede daha fazla görülmez. Ancak; cinsel aktivite sırasında temas eden alanlarda ve daha çok travmatize olan yerlerde çıkmaya meyillidir. Vajina içinde, iç ve dış dudaklarda , vajen – makat arasında ve makat bölgesi etrafında çıkabilir. Genital siğiller bacak ve diğer bölgelere bulaşmaz.
Pembe, ten rengi, gri tonlarında tek ya da karnabahar şeklinde lezyonlar olarak çıkar. Lezyonlar çıkmaya ilk başladığında tomurcuk şeklinde düz olabilir. Kümeler halinde çıkmaya eğilim gösterir.
Siğillerde genelde ağrı olmaz. İç çamaşırı ya da cinsel aktivite sırasında sürtünme ile kaşıntı yanma batma, büyük siğillerde kanama da olabilir.
Genital siğiller, yalnızca cilt üzerinde görülen küçük lezyonlar olarak değerlendirilmemelidir. HPV kaynaklı bu oluşumlar, kişinin cinsel yaşamını, özgüvenini ve günlük konforunu da etkileyebilir. Tedavide siğillerin boyutu, sayısı, bulunduğu bölge ve tekrarlama durumu değerlendirilerek kişiye uygun bir tedavi planı oluşturulur. Medikal tedavilerin yanı sıra kriyoterapi, elektrokoter veya cerrahi yöntemler tercih edilebilir.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Pınar Batu Kartal olarak İstanbul’daki muayenehanemde genital siğil şikâyetiyle başvuran hastalarımı değerlendiriyor, muayene bulgularına ve ihtiyaçlarına göre uygun tedavi seçeneklerini planlıyorum.
Burada amaç yalnızca mevcut siğilleri ortadan kaldırmak değil, tedavi sürecini doğru yöneterek yeni lezyonların oluşma ihtimalini azaltmak ve genital sağlığı korumaktır. Bu nedenle genital bölgede fark edilen şüpheli oluşumların kendi kendine geçmesini beklemek yerine uzman değerlendirmesi önem taşır.
HPV virüsünün bulaşımı sonrası hücre içini enfekte eder ve kontrolsüz çoğalma sağlar. Siğil yapan HPV tipleri kanser yapmaz. Tedavi seçenekleri arasında:
Dondurma sonrası iyileşme akıntı, ıslanma ile olduğundan konfor alanı düşük olabilir. Yakma işleminde alt dokuda bir miktar etkileneceği için; çok büyük lezyonlarda hafifte olsa iz kalma olasılığı vardır.
Ancak lazer ile buharlaştırarak yakma en iyi tedavi metodu gibi durmaktadır. İz kalma oranı bunlar içinde lazerde en azdır. Basitçe lokal anestezi yapılarak lazerle siğiller ortadan kaldırılır. Ancak eş zamanlı bağışıklık destekleyici ürünlerin ağız yolu ile verilmesi yeni lezyonlar çıkma olasılığını azaltır.
Cerrahi; çok yaygın, derin siğillerde tedavi seçeneği olabilir. İz kalma olasılığı azaltmak için anatomik çizgilere uyumlu yapılmalıdır.
Bağışıklık güçlendirici olarak AHCC ve çinko ile virüsü vucüttan atılmasını hızlandırmak için kullanılır. Ancak tam tedavisini ve vucüttan atılmasını garantilemez. Son dönem DİM etken maddesini içeren takviyeler de virüs atılmasını hızlandırır, yaşlanma karşıtı ve antikanserojen etkinliği vardır.
Çok inatçı sık tekrar eden siğillerde retinoitler de ek tedavi olarak verilebilir. Ancak; gebelik şüphesinde kullanılmamalı ve kullanım sonrası 6 ay gebe kalınmamalıdır. Retinoik asitin gebelikte kullanıldığında bebek üzerine anomali yapma gibi ciddi yan etkisi vardır.
Piyasada siğilin büyümesini engelleyici ve küçültücü krem mevcuttur. Ama kullanım olarak sağlam dokuya sürülmemelidir. Dikkatlice sadece siğilin üstüne her gün günde 2 defa sürülmeli ve giyinmeden önce kuruması beklenmelidir. Bu açıdan bakıldığında hem 1-2 ay hem de her gün günde 2 kez kullanıldığı için pratik değildir.
Siğil etkeni hpv virüs çeşidi kanser yapmaz. Ancak korunmasız cinsel ilişkide siğil etkenlerini kaparken human papilloma virüsünün kanserojen tiplerini de kapmış olma ihtimali olduğundan hpv genotipleme testi ile kontrol edilip gerekirse rahim ağzı doku örneklemesi yapılmalıdır.
Hpv virüsüne yani rahim ağzı kanserine karşı geliştirilen aşılar HPV 6 ve 11 ‘e karşı da etkindir. Rahim ağzı kanseri aşısı aynı zamanda siğil etkenine karşıda koruma saplar. Rahim ağzı kanseri- hpv aşısı 9 ila 15 yaş arası uygulamaya başlanır. 2 ya da 3 doz rapel yapılmalıdır.
Genital siğillerden korunmada en önemli adımlardan biri HPV bulaşma riskini azaltmaktır. Kondom kullanımı riski azaltabilse de HPV, kondomun kapatmadığı cilt bölgelerinden de bulaşabildiği için tam koruma sağlamaz.
HPV aşısı ise virüsün bazı türlerine karşı koruma sağlayarak genital siğillerin yanı sıra HPV ile ilişkili diğer hastalıkların önlenmesine katkıda bulunur. Düzenli ve dengeli beslenme, yeterli uyku, sigaradan uzak durma ve genel sağlık durumuna dikkat etme de bağışıklık sisteminin normal işlevini destekleyebilir.
Genital siğiller, çoğunlukla Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu nedeniyle ortaya çıkar. Virüs, en sık cinsel temas sırasında cilt ve mukozaların temasıyla bulaşır. Vajinal, anal veya oral cinsel temasın yanı sıra, genital bölgedeki yakın cilt teması da bulaşma açısından önemlidir. HPV bulaştıktan sonra siğillerin hemen ortaya çıkması gerekmez; haftalar, aylar hatta daha uzun bir süre sonra görülebilir.
Bazı kişilerde bağışıklık sisteminin HPV enfeksiyonunu baskılamasıyla genital siğiller zaman içerisinde kendiliğinden kaybolabilir. Ancak siğillerin büyümesi, sayısının artması veya başka bölgelere yayılması mümkündür. Bu nedenle genital bölgede siğil benzeri bir oluşum fark edildiğinde, oluşumun gerçekten genital siğil olup olmadığının belirlenmesi ve gerekli durumlarda tedavi edilmesi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulması önerilir.
Tedavi yöntemi; siğillerin büyüklüğüne, sayısına, yerleşim bölgesine ve tekrarlama durumuna göre belirlenir. Hastanın durumuna göre topikal ilaçlar, kriyoterapi (dondurma),elektrokoterizasyon veya cerrahi olarak çıkarma gibi yöntemlerden yararlanılabilir. Her genital siğil için aynı tedavinin uygulanması uygun değildir. Bu nedenle tedavi seçiminin muayene sonrasında kişiye özel olarak yapılması önem taşır.
Genital siğiller tedavi edildikten sonra yeniden ortaya çıkabilir. Bunun temel nedeni, uygulanan tedavilerin mevcut siğilleri ortadan kaldırmasına rağmen vücuttaki HPV enfeksiyonunu doğrudan yok etmemesidir. Özellikle tedavinin ilk dönemlerinde yeni lezyonların gelişme ihtimali bulunabilir. Düzenli takip, bağışıklık sistemini destekleyen yaşam alışkanlıkları ve HPV'den korunmaya yönelik önlemler tekrarlama riskinin yönetilmesine yardımcı olabilir.
Aktif genital siğiller varken cinsel temas HPV'nin partnere bulaşma riskini artırabilir. Kondom kullanımı bulaşma ihtimalini azaltabilir ancak HPV'nin kondomun kapatmadığı cilt bölgelerinden de geçebilmesi nedeniyle tam koruma sağlamaz. Bu nedenle aktif lezyonların bulunduğu dönemde cinsel temas konusunda doktorun önerileri dikkate alınmalı ve partnerin de HPV açısından değerlendirilmesi gerekebilir.
Genital siğil tedavisinin temel amacı, görünen lezyonları ortadan kaldırmak ve hastanın yaşadığı şikâyetleri azaltmaktır. Kullanılan tedaviler doğrudan HPV'yi vücuttan tamamen temizleyen tedaviler değildir. Bununla birlikte bağışıklık sistemi çoğu HPV enfeksiyonunu zaman içerisinde baskılayabilir. HPV'nin hangi tipinin bulunduğu, enfeksiyonun seyri ve kişinin bağışıklık yanıtı bu süreçte etkili olabilir.